Yengeç burcunda yeniay; konumuz aile, vatan ve duygular

29 Haziran sabaha karşı saat 5:52 de ( İstanbul saati ile ) Yengeç burcunda bir yeniay gerçekleşecek. Yeniaylar, bilinç ve bilinçaltının , eril ile dişil enerjinin bir araya gelerek bir sonraki dolunaya kadar etkisi sürecek 15 günlük ana gündemi belirleyen enerjileri, yeni başlangıçları işaret eder. 7 derece yengeç burcundaki yeniay, ülke haritamızın yükselen noktasında gerçekleşiyor. Vatan, vatanseverlik, yurt toprakları, milliyetçilik duyguları, madenler, hazineler, ülke miraslarımız, beslenme, otelcilik, ormanlar ile ilgili konular, aile ilişkileri, emlak ve yerleşim konuları öncelikli gündemimiz olabilir.

Bireysel yaşamlarda en çok hissedeceğimiz konu , aile ilişkileri elbette. Kapalı alanlarda, aile bireylerinin biraraya gelerek yaptıkları konuşmalar, alınan önemli kararlar olabilir. Kimi zaman dışardan gelen sebeplerle, kimi zaman da geçmişten gelen konular sebebiyle bu konuşmaların zaman zaman tartışma ve hatta çatışma boyutuna taşınabilmesi olası. Aile içi dinamikleri ve bireylerin toplumsal rollerini değiştiren nitelikte önemli konulardan söz ediyorum; bir şekilde günlük rutinleri değiştirecek şeyler bunlar. Kimileri için uzun bir yolculuğa çıkmak, hatta denizaşırı yerlere gitmek, kimileri için ev değişikliği, kimileri için okumak veya işe başlamak nedeniyle evden ayrılmak veya evlenmek, çocuk sahibi olmak gibi.

Tüm bunlar olurken, yengeç burcunun duygusallığı elbette devrede olacaktır. Ve aslına bakarsanız benim en çok ilgilendiğim nokta da burası olacak bu yorumda. Yengeç burcu, koşulsuz sevginin, şefkatin ve duygusal besleyiciliğin burcudur. Kendimizi duygusal olarak güvende hissettiğimiz yeri, yani yuvamızı anlatır. Duygusal güvenlik, yani kırılmamak, üzülmemek bir yengeç için o kadar önemlidir ki, kendini böyle bir durum içinde bulmamak için, çevresini sürekli mutlu etmeye gayret eder. Fazlasıyla verici, yardımcı ve besleyici olabilir. Bir süre sonra kişiler ona bağımlı hale gelirler. Başkalarının hislerini bu kadar anlayan ve ihtiyaçlarını daha onlar bile fark etmeden görerek çözüm üreten yengeçler, diğerlerinden aynı ilgiyi bekler ve alamadıklarını düşündüklerinde içe kapanırlar.

En duygusal burç olarak bilenen yengeç, insanın psikolojik gelişiminde , duygusal gelişim sürecini anlatır. Yengeç olgunlaşmış bir duygusal yapıyı anlatmaz. Bir yengecin bu ömürde, duygusal dikkatini öncelikli olarak kendine yönlendirmesi ve kendi duygularını fark etmesi gerekir. Öncelikli olarak kendi ihtiyaçlarını karşılamayı, kendini besleyecek şeyler yapmayı öğrenmesi gerekir. İkinci olaraksa, birlikte yaşadığı insanlara kendi sorumluluklarını vermeli, gerekirse bazen kendi iradesiyle, verici olmaya, yardım etmeye ara vermelidir. Bunu yapabildiği takdirde bağımlı ilişkiler yerini sevgi ve şefkat dolu gerçek ilişkilere bırakabilir.

Yengeç, aile ve ataları anlatır ve bizler nasıl ki fiziksel özelliklerimizi atalarımızdan alıyorsak, duygusal kalıplarımızı da atalarımızdan alırız. Yeniay haritanın bilinçaltı evinde, ve Hades’le kavuşum halinde. Özellikle yengeç yoğun haritası olanlar, bu yeniayda atalardan gelen ( veya geçmiş yaşamlardan ) duygusal kalıpların yüzeye çıktığını fark edecekler. Yukarıda konuştuğumuz olası yaşamsal olaylar sırasında, aniden kendinizi hoşlanmadığınız hisler içinde bulursanız bu noktada bilinçaltı farkındalığı yakalamaya çalışmalısınız. Bunun için bir ritüeliniz olsun her zaman; meditasyon, kendi kendine konuşur gibi yazmak veya bir uzmandan yardım almak, vb.

Hades ile karanlıktan gelen bu duygusal çöplük, sizi üzebilir de, şifalandırabilir de. Bu sizin tutumunuza bağlı. Duygularla yüzleşecek cesaretiniz yoksa, harita koç enerjisi ve cesaret yüklü. Özellikle koç burcundaki Jüpiter, yeniaya zorlayıcı bir açı gönderirken, adeta “hadi artık , ileri” diyor. Koç burcu, “düz , kararlı ve ileri” eylemi temsil eder, yengeç ise bildiğiniz gibi yan yan yürür. Bu nedenle, Jüpiter koçun göndereceği kararlı ileri eylem baskısı, yengeci çok bunaltacağa benziyor. Yengecin büyümek ve hız kazanmak için kabuğundan çıkması ve sorumluluk alması gerekebilir. Neyin sorumluluğu? Kendi mutluluğunun, kendi geleceğinin, kendi duygularının sorumluluğu. Israrla geçmişe ve yakınlarına sımsıkı bağlı kalmak bu enerjide zorlanmaya neden olacak gibi görünüyor.

Bu noktada Jüpiter Koç’un bulunduğu derecedeki Sabian sembolü çok ilginç; Taktığı büyük terekli şapkasındaki kurdeleler doğu rüzgarı ile uçuşan kadın. Bu cümleyi ilk okuduğumda aklıma gelen, 6 şapka düşünce tekniği oldu. Bu teknikte, grup içinde her bir kişiye bir renk şapka takılır , her bir rengin temsil ettiği bir yapı vardır, kişiler ortaya konan konu ile ilgili, taktıkları şapkaya göre yorum yaparlar; kötümser, iyimser, duygusal, yenilikçi, tarafsız, serinkanlı.

Aslında hepimiz toplum içine çıkarken birer şapka takıyoruz; başarılı adam, muhalif kadın, bilgili insan ve bunun gibi. Toplumsal rollerimiz bizim şapkamız ve bu rol içinde kendimize yakıştırdığımız sıfatlar da şapkadaki kurdeleler diye düşünelim. Bu kurdelelerin uçuşarak görünmesini istiyoruz. Sembol diyor ki, kurdeleler doğu rüzgarı ile uçuşuyor. Burada doğu ile kast edilenin , kadim bilgelik ve ruhsallık olduğunu düşünüyorum. Ve bizler, bize göre yeni ama insanlık için eski fakat saklanmış bu yaklaşımları öğrenerek kendimize biçtiğimiz rolleri daha da güçlendiriyoruz. Ancak rüzgar bu; şapkayı bir anda başımızdan çıkarabilir. Bu sembol aslında en basit anlamı ile yeni bilgiye açık olmayı, adapte olabilme yeteneğini , kendimizi geliştirebilmemizin önemini ve güzelliğini anlatırken, diğer taraftan merkezimizden sapmamamız gerektiğini de vurguluyor. Bakın Linda Hill bu derece için ne diyor;

Geleneksel bilgeliğin sizi yeni ve farklı çözümlere yönlendirmesine izin verin, ancak yüzeysel davranmaktan kaçının. Daha derin, ruhsal mesajlarda, durumların daha rahatsız edici unsurlarından korunmanız sağlanır. Sonuç olarak zihin ve tutum değişiklikleri olabilir, olması da gerekebilir. Sürekli olarak dış güçlere uyum sağlamanız gerekebilir. Uyum sağlama yeteneğiniz var, bu nedenle merkezinize ve sizi demirleyen şeye tutunun ve rotadan sapmamaya çalışın.

Geleneksel bilgelik demişken, Hades’in yengeç burcunda, ata mirasını, yeraltı hazinelerini anlattığını da unutmayalım. Yeniayla birlikte spritüel ve tarihsel anlamda yeni ufuklar açacak arkeolojik bulguların ortaya çıkması da mümkün; ki ülkemiz bu anlamda gerçek bir hazine biliyorsunuz.

Yeniay derecesinin sabian sembolü de ilginç; Giysiler içindeki tavşanlar geçit töreninde. Bu sembol için Linda Hill, ”daha fazlasını yapmaya girişmek, yeteneklerde ve fırsatlarda sıçrama’ yorumlarını yaparken, geçit törenleri, kutlamalar, yeni yaşam formları ( bebek doğumları ) , popülarite rekabetleri gibi olaylara dikkat çekiyor. Ki bu yorumlar şu an içinde bulunduğumuz sezona ne kadar uygun öyle değil mi.

Diğer bir yönden, tavşanların insan taklidi yaparak bir geçit törenine katılmaları, olmak istedikleri şeye (insan) ulaşmak çabasında olduklarını, ve hatta bu taklitte geldikleri seviyeden memnun bir şekilde bunu tüm topluma sunduklarını gösteriyor. Davranışları taklit etmek gerçekten de öğrenmenin ilk adımı. Fakat bu seviyede kalınmamalı, daha derine inerek anlama hakim olunmalı. Ve sonrasında anlamın kendisi olunarak öğrenme süreci tamamlanmalı. Bu iki sabian sembolü ortak paydada, yeni bir sıçrama vaad ederken, bunu yüzeysel değil de içine sindirerek; yenileneceğim derken kendinden uzaklaşarak değil de, kendi merkezinde kalarak kapsama alanını genişleterek yapmak gerektiğini işaret ediyor. Yeniayla kavuşan Hades’in şifası da, kederi de bu tanımlarda anlam buluyor.

Sevgiyle