Astroloji, Günün enerjisi

Yengeç Zamanı

16 Mayıs Mars, 5 Haziran Merkür, 22 Haziran Güneş ve 1 Temmuz Venüs … Astrolojide kişisel olarak adlandırılan, daha çok bireysel etkileri ve enerjileri tarif eden gezegenler sırasıyla yengeç burcuna geçiyor. İlkbaharın son günleri ile birlikte, önce yaşamla baş etme şeklimiz, enerjimizi kullanma yollarımız ve enerjimizi kullanırken belirlediğimiz önceliklerimizi anlatan Mars gezegeni; ardından düşünce, anlama, algılama ve iletişim yapımızı anlatan Merkür gezegeni; sonrasında karakterimiz ve kimliğimizle doğrudan ilgili temel ışığımız olan Güneş ve şimdi de ilişki kurma biçimimizi, sevgi lisanımızı, zevk ve keyiflerimizi anlatan Venüs gezegeni Yengeç burcuna geçti. Bu durum bizler için de, haritamızda yengeç burcu özellikleri taşımasak bile, günlük hayatımızda bir şekilde , bazı konularda yengeç burcunu deneyimlememize sebep oluyor. Zaten, 2018 yılının Kasım ayında, Güney Ay Düğümünün Yengeç burcuna geçmesi ile birlikte, gökyüzü bizi ısrarla ailevi, milli ve bunlarla ilgili karmik konulara , karmik ilişkilere çekmeye başlamıştı. O nedenle yazılarımı yazmaya başladığımda, önümüzdeki günlerde de aile konularının gündemde olacağını ve bu konuda daha çok konuşacağımızı söylemiştim. Nitekim, 2 Temmuz’da yaşadığımız ve belki de 6 ay ila 1 yıllık süreçte etkili olmaya devam edecek Yengeç Güneş Tutulması ile birlikte yengeç konuları güçlenerek devam ediyor. Bu noktada biraz yengeç burcunu tanımak ve anlamak işimize yarayacaktır. Yengeç, Zodyağın en alttaki burcu olarak, en içe dönük burçtur. Dış dünya onun için bir tehdittir, bu nedenle güveni kendi içinde ve duygularında arar. Ama içini dışarı göstermek istemez, bunu zayıflık olarak görür ve bir kabuğa ihtiyaç duyar. Bu kabuk onun kalkanı, dışarıya takındığı maskesidir. Yaşı ilerledikçe, büyüyüp olgunlaştıkça kabuğa sığamaz olur ve yeni ve daha büyük bir kabuk arayışı içine girer. Duygusal entelektüel olduğu için, duygusal oyunlarla çoğu kez kendine korumalı yeni bir kabuk oluşturmayı başarır. Annelik, besleyicilik, şefkatli tavırlar bir yengecin en önemli sığınağıdır. Böylece , kendini kendinden bile saklayabilir. Bu anlamda bağımlı ilişkiler kurar ve kabuğu onun hapishanesi haline gelebilir. Köklerle, aileyle, vatanla, yurtla, milliyetle ilgilidir. Bu dünyada ruhun köklenmesidir. Ruhunun tekamülü için bir yengecin olgunlaştıkça kabuğunu genişletebilmesi gerekir ki bu da ancak , koşulsuz şefkate geçmesiyle olabilir. Yani güvenlik ve korunma ihtiyacından bağımsız olarak, kendi ve diğerlerinin ihtiyaçlarını karşılamalı ve bunu saf sevgi ile yapmalıdır.

Şu anda Yengeçteki Güneş, Yengeç Güney Aydüğümü ve Sirius sabit yıldızı ile kavuşum halindeyken , ve Yengeç Güneş Tutulmasının etkileri sürerken; yüzleşmekten, düşünmekten kaçındığımız bazı ailevi konular önümüze gelebilir. Sirius ailevi problemlerle ilişkilendirildiği kadar içsel vizyonla da ilişkilendirilir. Varolanın altındakini algılama, yüksek hayal gücü ve özgünlük verir. Ruhumuzun yeniden inşaası için, halen Retro hareketinde olan Satürn, Oğlak Kuzey Ay Düğümü ile birlikte var gücüyle çalışıyor. Tekrar tekrar konuştuğumuz gibi, içine dön, bul, kabul et ve gereğini yap diyor. Retro hareketindeki plüto ise, bu ikili ile elele vermiş, güç adına tutunduğumuz ne varsa adeta elimizden çekiyor ve alıyor. Plütonun satürne , satürnün plutoya nasıl yardım ettiğini fark ediyor musunuz? Ve bu üçlünün karşısında, geçmişinle, bağlarınla yüzleş diyen, ve hatta konuyu bize bırakmayıp, önümüze olayları atan bir yengeç üçlüsü , ve yengeç tutulması var. Bu karşıtlık, bireysel gelişimimiz için çabalarımızı içeriden dışarıya yöneltmemizi sağlıyor. Yaşamın dinamikliği içinde, bazen içimizi dışarda, bazen de dışarıyı içimizde arıyoruz.

Bu etkiler, Kuzey veya Güney Ay Düğümü Yengeç olanları, haritasında Yengeç, Terazi, Oğlak ve Koç temaları baskın olanları daha çok etkileyecektir. Bu dönemi, olayları hasır altı etmeden, cesaretle üzerine giderek, bizi tutan duygusal bağlarımızdan özgürleşmek için kullanabiliriz. Hastalık ve rahatsızlıklarımıza dikkat edebiliriz; tedavimizin yanında rahatsızlığımızın ruhsal sebebini araştırırsak, bedenimizin de bizle iletişime geçmek istediğini fark edebiliriz. Nelere sıkı sıkıya tutunuyoruz, neleri kendimize kalkan yapmak için kullanıyor ve bu esnada neleri saklıyor veya nelerden saklanıyoruz?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s