Genel

Doğaya sevgi

Bir süredir maalesef büyük orman yangınları ve su baskınları yaşıyoruz. Yurdumuzun çeşitli bölgelerindeki ağaç kesimleri malumumuz. Haberler zehirli atıklarla nehirlerde zehirlenen balıklar , talan edilmiş ve yanmış orman görüntüleriyle dolu. Büyük bir üzüntü içindeyiz. Böyle zamanlarda sosyal medya paylaşımlarına baktığımda bir konu dikkatimi çekiyor. Derin bir hassasiyet ve üzüntü ile yapıldığını bildiğim bu paylaşımlarda, “doğanın insanoğlundan intikam aldığı” konuşuluyor. Bu söyleme katılmıyorum ve bu konuda biraz yazmak istiyorum.

Doğa, dünya , yuvamız… Her zaman sevgi dolu, her zaman bize kucak açan, sınırsız bolluk ve bereket kaynağımız… Tüm sevgisi ile var olan … Evet “var olan” . Belli bir takım bilimsel prensipler çerçevesinde , mükemmel bir sistem ve düzen içinde “var olan”. İnsanoğlunun yaşayabilmesi için oksijen , su ve gıda sağlayan, sıcağı ve soğuğu dengeleyen, yer yüzünde ve yer altında pek çok zenginlik barındıran. İnsanoğlu olarak geldiğimiz bu noktada, bu mükemmel düzenin ne kadarını tam olarak anlayabildik, kavrayabildik bilmiyorum. Tek bildiğim,doğada en küçük ayrıntının bile ince bir plan dahilinde bütüne katkı sağladığı.

Böylesine güzel ve mucizevi bir siteminin dengesini pek çok düşüncesizliğimiz, saygısızlığımız ve en önemlisi aç gözlülüğümüz ile bozuyoruz. Doğaya ve doğada yaşayan canlılara çok acımasızca davranıyoruz. Ve günün sonunda , bizler de bozulan doğal sistemin etkilerini canımız acıyarak yaşıyoruz. Fakat “doğanın intikam alması” söylemi , ancak insanoğlunun kendi içinin dışa yansıması olabilir. Çünkü Doğa sadece sevgiden ibarettir. Doğadaki döngüler tamamen koşulsuz sevgi ile oluşur ve birbirini tamamlar. Bu döngülere ve oluş hallerine Vahşi, acımasız, canavarca, yakıcı, yıkıcı vb sıfatlar takan yine insanlardır. …

İnsanoğlu varolşundan itibaren yüzyıllar içinde önce doğadan sonra kendinden uzaklaştı. Büyük bir kibir ile kendini ‘efendi’ doğayı ‘kölesi’ sandı. Bir nevi doğayı sömürme mekanizması geliştirdi. Bugün, doğadan tamamen kopuk ve hatta doğaya uyumlu olmak bir yana dursun doğaya ‘rağmen’ kurduğumuz yaşam alanlarımız , doğanın dengesini bozdu. Ancak Doğa çok kudretli bir güce sahip. O tek bildiği şeyi yapıyor ve sadece sevgi ile var oluyor. Bozulan dengeleri yeniden eski haline getirmeye, insanoğlu için en mükemmel yaşam şartlarını yeniden oluşturmaya çalışıyor. Yani intikam falan almıyor. Tam tersi, düzeni ve sistemi korumaya devam ediyor. Her kış 2 metre kabardığını bildiğiniz bir nehrin kıyısına yazın ortasında ev yaparsanız, kışın o nehrin sularının evinizin içinden akmasına olanak sağlayacak şekilde uyumlu bir yapı planlamış olduğunuzdan emin olmalısınız.Çünkü o su bir şekilde akarak bir havzaya, deltaya veya denize ulaşmak zorundadır. Eğer evinizin çevresinden geçmemesi için önlem almışsanız, su kendine yeni bir yol bulur, bu kez belki de tarlalarınızın üzerinden geçer. Ya da evinizi su basabilir. Bu noktada “bak doğa bizden intikam alıyor” demenin bir faydası olmadığı gibi, bu söylemle hem kendinize hem de doğaya negatif enerji yüklersiniz.

Şimdi,yeniden dengeyi kurmasını sağlamak için doğaya sevgimizi göndererek ona yardımcı olabiliriz belki. Bunun için aşağıdaki paragrafı sakince, belki fonda rahatlatıcı veya doğa sesleri içeren bir müzik açarak , belki bir tütsü yakarak okuyabilirsiniz.

Kendinizi upuzun bir sahilde okyanusa bakarken hayal edin. Okyanus sularının kıyıya vuran dalgalarının sesi uzaktan gelen martı seslerine karışıyor. Havada mis gibi bir iyot kokusu. Derin bir nefes alarak bu kokuyu içinize çekiyorsunuz. Çıplak ayaklarınızla bastığınız sıcak kumsaldan , okyanusa doğru yürüyorsunuz. Tabanlarınızda hissettiğiniz kumun sıcaklığı bütün vücudunuzu kaplıyor ve sıcacık bir güvenlik hissi kaplıyor kalbinizi. Yürümeye devam ediyorsunuz, artık ayaklarınız okyanus suyu ile buluştu. Bu ıslak ve serin hisle birlikte huzurla doluyorsunuz. Bir süre kendinizi sahil boyunca ayaklarınız ister suda, ister sıcak kumsalda, burnunuzda yürüyor olarak hayal edin. Yeterince yürüdüğünüzü düşünüyorsanız, artık ağaçlara doğru yönelmenin vakti geldi. Okyanustan birkaç metre uzaklıkltaki ağaçlık alana doğru ilerliyorsunuz. Şimdi kokular farklılaştı. Yaprak, toprak, çiçek kokuları birbirine karıştı. Durduğunuz yerde çevreniz orman bitkileri ve dev ağaçlarla dolu. Ayaklarınızın altında toprak ve üstünde yapraklar yumuşacık. Şöyle bir bakının. Kendinize bir ağaç seçin ve o ağaca yönelin. Ağacın ruhu sizi çağırıyor hissedin. Kocaman sarılın o ağacın gövdesine. Koklayın. Ve bütünleştiğinizi hayal edin. Bu huzur ve güven duygusu ile istediğiniz kadar kalabilirsiniz. Sevgiyi hissediyor musunuz? Siz o koşulsuz sevgiyi alırken, kalbinizden zümrüt yeşili bir sevgi enerjisinin ağacın gövdesinden köklerine , toprağa ve yer altına, dallarından ve yapraklarından yer yüzüne , havaya yayıldığını görün. Mavi daha mavi, yeşil daha yeşil, sarı daha sarı, kırmızı daha kırmızı, mor daha mor…. Bu sevgi alışverişi içinde istediğiniz kalabiliriz.

Sevgi ve şifa ile bütüne katkı olsun.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s