Astroloji, Günün enerjisi

Bloğumu açtığımdan beri hep aynı şeyi yazıyorum her fırsatta; “kendimizi yapılandıralım, çünkü dünya büyük bir dönüşüme ve yeniden yapılanmaya gidiyor.” diye. En son Merkür retrosunda ;” Lütfen duralım, susalım, yavaşlayalımkendimize zaman verelim, içimize dönelim , yüzeye çıkan her şeyi dönüştürelim. Bu zamanı bir fırsat olarak görelim” diye yazmıştım.

Bu yazıları takip etmek önemli. Benimkileri değil, size yakın gelen başkalarını okuyor olabilirsiniz, önemli değil. Önemli olan, mevcut enerjiyi anlayarak ona göre davranmak. Akışta olmak. Enerji frekansı yükseldiğinde hızlanmak, düştüğünde yavaşlamak. Enerji bizi içe çekilmeye yönlendiriyorsa içe çekilmek; harekete geçiriyorsa harekete geçmek. Sabahları evden çıkmadan önce hava durumuna bakmak gibi . Yağmurlu ise şemsiye almak, güneşli ise güneş gözlüğü almak gibi.

Üstelik bunun için illa ki astroloji bilmeye gerek yok. İnsan kendini dinlemeyi öğrense, kendine güvense zaten varolşun bir parçası olarak ne zaman ne yapması gerektiğini bilir. Çünkü, insan ve doğa, insan ve sistem, insan ve enerjiler başka başka, ayrı ayrı oluşlar değildirler.

‘İnsanoğlu’ olmak yolunda ilerleyen neslimiz, şu an büyük çoğunlukla kendinden kopuk bir hayat yaşadığı için, rehberliğe şu aşamada ihtiyaç duyuluyor olabilir. Gerçek şu ki, rehber de kaynak da kişinin kendisidir. Ben kendi adıma henüz bunu anlayabilmiş biri olarak yazıyorum.Ben de herkes gibi Yol’da olan bir insanım.

Bugün , kalbimden gelen bir sesle,tüm samimiyetimle bu yazıyı okuyan herkesi ‘AN’a davet ediyorum. Televizyonu, telefonu kapayalım… sadece An’da kalalım. Pencereden gökyüzüne bakalım mesela, varsa bir ağacı, bir yaprağı, bir çiçeği, bir kediyi izleyelim… derin nefesler alarak, varlığımızı onurlandıralım. Yaşadığımızı hissedelim. Gerçekten hissedelim. Hala hayattayız, hala bu güzel bedenlerdeyiz, hala bu güzel dünyadayız…

Huzurlu, mutlu ve güvende olmak için ne kadar çok çırpınıyoruz. Bu çırpınışların sonuna geliyoruz. Huzur da, mutluluk da, güven de An’da, bizde, her yerde ya da hiçbir yerde. Şimdi, hayat dışarıdaki bir etki ile mecburen yavaşlamışken, “kendimize zaman verelim, içimize dönelim , varlığımızı onurlandıralım, yüzeye çıkan her şeyi dönüştürelim. Bu zamanı bir fırsat olarak görelim.”

Hiçbir zaman geç değil. Yaşamımızın sorumluluğunu alarak, şuurla, bilinçle yeni bir yaşama doğma vaktimiz geldi. Duygularımızı görelim, kabul edelim ve dönüştürelim. İçimizdeki yaşam enerjisini, yaşam ışığını besleyelim.Ve dışarı çıkmasına , dünyayı ısıtmasına izin verelim. Ruhlarımızı hafifletelim. Doğmakta olan yeni insanlık bilincine yol açalım.

Dünya parıltılı ve boş bir gösteriden başka bir şey değildir. O vardır ama yine de yoktur. ..Sadece seyreden gerçektir, ona Öz Varlık diyelim. Öz Varlık için dünya sadece renkli bir gösteridir ki devam ettiği sürece ondan zevk alır, bittiğinde ise onu unutur.Sahnede olanlar onu dehşetle ürpertir ya da kahkahalara boğar, fakat o bunun bir gösteriden başka bir şey olmadığının daima farkındadır. Arzu ya da korku taşımaksızın , olanları oldukları gibi izler.

BEN O’YUM . Sri Nisargadatta Maharaj

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s