Bugün Pluto Ay etkileşimi, kalplerde daralma, baskılanma, nefes alamıyor olma hissi yaratabilir. Yapmak istediğimiz şeyler var, kendimizi ifade etmek istiyor fakat tüm bunların altında en temelde ‘yaşıyor olduğumuzu kendimize kanıtlamak’ ihtiyacı duyuyoruz. Fakat bulunduğumuz noktada saplanıp kaldığımızı düşünüyoruz.

Bugün size , hadi artık yapmak istedikleriniz için harekete geçin demeyeceğim. Şu an eylemlerimiz konusunda temkinli olmamız gerektiğini daha önce konuşmuştuk. Bugün, önümüzdeki hafta başı doruk noktasına çıkacak olan güzel bir enerjiyi aktive edebilmek için neler yapabileceğimize bakacağız; Jüpiter/Merkür üçgeni.

Jüpiter, zodyağın genişleten, büyüten etkisi ile şans, bolluk ve fırsatları getiren iyicil gücüdür. Ancak, getirdiği fırsatları görmek için farkında olmak, algıları açmak gerekir. Merkür düşüncelerimizi ve iletişimizi anlattığına göre, Jüpiter’in vizyonu ile düşüncelerimizde bir revizyon, yenileme yapabiliriz.

Biraz beyin jimnastiği yapacağız şimdi. Sıkıntımızın sebebi olarak gördüğümüz duruma bakalım önce, sonra da aslında ne yapmak istediğimize odaklanalım. İşin içinden çıkamıyorsak bu iki taraftan birinde bir değişiklik yapmamız gerekiyor belli ki.

Acaba asıl sorunumuz içinde bulunduğumuz durum mu yoksa isteklerimiz mi? Önce bu denklemde ne tarafta saplanıp kaldığımızı bulmamız lazım. Acaba kendimize koyduğumuz hedefler biraz acımasız olabilir mi, bizim kendimiz için uygun gördüğümüz değil de bize dayatılan hikayeleri gerçekleştirmeye çalışıyor olabilir miyiz? Ya da, bu hayatta hiç yaşamadığımız ama , dinleyerek kabul verdiğimiz tehditkar durumlardan kendimizi korumak için durumun kendisine saplanıp kalıyor olabilir miyiz? Bazı şeyler farklı şekilde yapılamaz mı? Yapmak zorunda olduğumuz her şeyi gerçekten yapmak zorunda mıyız, yoksa isteyerek mi yapıyoruz?

Günün haritasında Ay Pluto ile açı yapıyor. Geçmişten gelen bilinçaltı ve inanç kalıplarının, korkuların çok yoğun olduğunu gösterir. Duygularımızı çok bastırıyor, bilinçaltımızın komutlarıyla yaşıyoruz genel olarak. Bastrılmış bu duygular ise düşüncelerimizi zehirliyor içten içe. Burada Jüpiter’in idrakine çok ihtiyacımız var.

İdrak yani anlama ve algılama için , Byron Katie’nin “the work” adını verdiği uygulamayı yapabiliriz.

Bunun için önce bir kağıt kalem alın, çünkü bu çalışmayı yazarak yapacaksınız. Şimdi, sorunu, size stres veren, baskı yapan durumu yazın. Bundan sonra kendinize sırasıyla aşağıdaki soruları sorarak dürüstçe cevap verin;

  • 1-Bu doğru mu?
  • 2-Bunun doğru olduğunu kesin olarak bilebilir misiniz?
  • 3-Bu düşünceye inanınca nasıl tepki veriyorsunuz?
  • 4-Bu düşünce olmasaydı nasıl biri olurdunuz?

Kitapta bu uygulamayı bir örnekle anlatmış;

  • Strese konu olan durum; Paul’ü sevmiyorum çünkü beni dinlemiyor.
  • 1- Bu doğru mu? Paul beni gerçekten dinlemiyor mu?
  • 2-Paul’ün beni dinlemediğini gerçekten bilebilir miyim? bunun kesin olarak bilmem mümkün mü?Bazen ben de dinlemiyor gibi görünürken aslında dinliyor olmuyor muyum? Karşımdaki kişinin zihninden neler geçtiğini kesin olarak bilebilir miyim?
  • 3-Paul’ün beni dinlemediğini düşündüğümde; onun sözünü kesiyorum, ona malum kötü bakışı fırlatıyorum, daha yüksek sesle konuşuyorum. Bunun sonucunda sizde neler oluyor yazmaya devam edin diyor yazar. Dinlenmediğimi düşünmek beni yalnız hissettiriyor, kendimi içime kapatıyorum, yemek yiyor ve televizyon seyrediyorum.
  • 4-Bu düşünce olmasaydı nasıl biri olurdunuz? gözlerinizi kapatıp, bu düşünce olmadığında kendinizi nasıl hissederdiniz ona bakın.

Bu egzersizin sonunda , ilk yazdıklarınızı , yani sorunu , tersine/kendinize çevirin;

“Kendimi sevmiyorum çünkü Paul’ü dinlemiyorum.” Bu cümlenin doğru olup olamayacağını düşünün. Hatta tersine çevirmeyi şu şekilde de yapabilirsiniz; “Kendimi sevmiyorum çünkü kendimi dinlemiyorum.” Siz kendinizi konuşurken duyuyor musunuz? Kendinizi dinletmek istediğinizde , yaşama bir mola verip yeterli zaman ayırıyor musunuz? Kendinizi nasıl ifade ediyorsunuz?

Bu çalışmayı kendi sıkıntılarınızla ilgili yapabilirsiniz. Aslında çalışma, bir aynalama tekniği. Sürekli tekrarladığımız gibi, olaylar, durumlar, kişiler bize bizi yansıtır. Hayat , kendini bu aynalarda görerek , tanıma yolculuğudur.

Sevgiyle

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: