Astroloji, Günün enerjisi, Spritüel Farkındalık

Yeniden Düzenleme Başlıyor

Tam bir “Kişisel Gelişim ve Öz Farkındalık” dönemindeyiz. Dün konuştuğumuz Uranüs-Merkür enerjisi ile zihnimize düşen şimşekler , ilişkilerimize yansıyarak devam ediyor. 13 Ekim Pazar günü kesinleşecek Uranüs-Venüs gerginliği şimdiden kendini hissettirmeye başlamış olabilir, ancak asıl konuyu haftasonu önümüze getirebilir ve 14 Ekim’deki Koç Dolunayı ile birlikte birşeylerin nihayetlenmesine, sonlanmasına tanık olabiliriz.

Bu etkiyi hazırlıklı karşılamak iyi olabilir, hiçbirimiz hayatımızda trajedi yaratmak istemiyoruz, tek istediğimiz ruhumuzu rahatlatmak, tekamül etmek. O nedenle birkaç gün öncesinden yazmak istedim.

Yaşantımız boyunca ilişkiler vasıtasıyla kendimizi tanıdığımız malum. İlişkiler vesilesi ile hayatta deneyim kazanıyor ve yol alıyoruz. Bu nedenle, gökyüzü etkileri ile gündeme gelecek olası bir konuda, asıl mevzunun kendimizi fark etmek olduğunu hiç unutmamalıyız. Üzerinde düşünülmesi gereken sorular şunlar olabilir;

  • -Sevgi benim için ne demektir? Sevgi anlayışım nasıldır?
  • -Değerlerim nelerdir? Değer algım nasıldır?
  • -İlişki anlayışım nasıldır? İlişkilerimde bağlı olduğum duygusal inanç kalıpları nelerdir?
  • -İlişkide Alma-Verme dengemi nasıl yönetiyorum?
  • -İlişkide Ben-Sen dengesini nasıl yönetiyorum?
  • -Ve son olarak, yukarıdaki sorulara verdiğim yanıtlarda ne kadar esnek davranabilirim?

Uranüs-Venüs etkileşimleri genel olarak özgür ve olağandan farklı ilişkiler olarak tanımlanabilir. İki temel konu gündeme getirir; değişim ve özgürleşme isteği. Uranüs’ün getirdiği özgürlük anlayışı, ilişkiden özgürleşmek olarak hayatımıza yansıyabileceği gibi, ilişkimiz ile birlikte özgürleşmek şeklinde de tezahür edebilir. İlişki dinamiğindeki gerilim noktalarını bilmek, bu noktalarda tetiklenen derin yaraların üstünü örtmek değil, onları iyileştirmek yolunda çaba göstermek gerekebilir. Zaten, bu hafta Mars Kiron gerilimi nedeniyle ilişkilerde canımızı acıtan mevzuları görmezden gelemeyebiliriz, hatta kabuk tutmuş yaralarımız yeniden kanayabilir. Yaralandığımız yerde savunmada veya saldırıda oluruz. Her iki uca da gitmeden ,ne pasif ne de agresif olmadan, yaranın kökenine inmek ve şifayı burada bulmak önemlidir.

İlişkide şifalanmak için önce kendimizi bilmeliyiz. Yukarıdaki sorgulamayı kendi kendimize , dürüstlükle yaparsak ,yıkım değil çok önemli bir ivme yakalayabiliriz. Güneş hala Terazi burcunda; öncelikle kendimize karşı adil olmalı, kendi kendimizle mutabık kalmalıyız. Kendi ile barışık bir birey olmak bence bu hayattaki en büyük sorumluluğumuzdur. Kendi merkezinde durmayı ve olayların içinde kaybolmamayı sağlar. Ancak o zaman empatik yaklaşımlar geliştirebilir ve bunları sağlıklı uygulayabiliriz.

Sevgiyle