Astroloji, Günün enerjisi

23 Nisan Boğa Yeniayı ; Gökkuşağının sonunda altın dolu bir küp var mı

kiss-leilei

Pandemik ile başlayan panik ve korku halini geride bırakmaya başladık. 8 Nisan’daki Terazi Dolunayı enerjisi ile geçtiğimiz iki haftalık süreçte, bu durumla yaşamaya uyum sağlama çabalarımız sonuç vermeye başladı. Artık, çoğumuz, eski hayat normallerimizin eskisi gibi olmayacağını içsel olarak idrak etmeye başladık. Şimdi, hepimizin aklında aynı soru var; Bundan sonra ne olacak?

Kaygılarımız , özellikle de bu süreçte oldukça aksayan ekonomiye yönelmeye başladı. Evet, ekonomide oldukça büyük sarsıntılar ve değişimler bekleyebiliriz. Aslında bu değişim, Uranüs’ün Boğa burcuna geçtiği Mayıs 2018’den itibaren başlayan yaklaşık 7 yıllık bir dönemi kapsıyor, yani 2026 yılı dahil olmak üzere, ekonomide, bankacılık, finans , para, değerli maden(altın,gümüş vs) konularında devrimsel değişimler bekleyebiliriz. 2020 yılını, bu değişimlerin katalizörü gibi de düşünebiliriz. Coronavirüs salgının Türkiye’de yoğun tedbirlerin alınmasına sebep olduğu Mart ayı başından beri aslında aynı şeyi yazıyorum; bu konunun sonu Uranüs Boğa sembolizmindeki ekomomik devrimdir. Virüs, dünyayı bunu yapmaya mecbur kılıyor .

Sanırım geldiğimiz bu noktada, bugün, sizler de aynı şeyi düşünüyorsunuz. Artık hepimiz makro ve mikro ölçekte ekonomide neler olacağını merak ediyor, tahminler yapıyoruz. Burada dünyanın genel gidişatını konuşmayacağız. Biz her zaman , enerjileri kendimize yönelik değerlendireceğiz. Çünkü, geleceği inşaa edenin yine bizim bireysel çabalarımız olduğunu bliyoruz.

Bu hafta 23 Nisan’da bir Boğa Yeniayı var. Başlık Boğa burcu olunca, ilk aklımıza gelen elbette sahip olduklarımız;paramız, malımız mülkümüz, dolabımızdaki yiyecek,karnımızın tokluğu, içinde yaşadığımız evimiz, üzerinde yaşadığımız toprak/ülke ve değer verdiğimiz her şey. Boğa, bu sahip oldukları ile kendi değerini o kadar eşleştirmiştir ki, onlara zarar gelirse, kendinin zarar göreceğini düşünür adeta. O nedenle, sımsıkıya bağlıdır onlara. Kaybetmemek için, konfor alanından çıkmamak için çok çaba sarf eder. Bugün market, kasap ve şarküterilerdeki doluluğa şaşmamak lazım. 4 günlük sokağa çıkış yasağında, evde her şeyimiz alışık olduğumuz şekilde hazır bulunsun istiyoruz.

Ve asıl endişemiz paramız, kazancımız. Yeni düzendeki yerimiz için kaygılanıyoruz, belki işimiz ve kazancımızla ilgili bazı değişimler yapmamız gerekecek. İşte bu noktada yeni ay ile kavuşumda olan Uranüs, Boğanın ‘olanı korumak’ hevesinin tam zıddı olan bir ‘yenilenme ve yapılmayanı yapma’ enerjisini çalıştırıyor bu alanda. Hareket/mücadele ve yaşam enerjimizi gösteren Mars’ın da, Uranüs’ün kontrolünde olduğunu hatırlayalım. Böylece, hala özgün olanı bulma güdümüz de çok fazla. Ayrıca, Satürn de, Uranüs’ün yönetiminde. Toplumsal alandaki kısıtlanmalarımız da aslında Uranüs’ün değişim ve yenilenme isteğine çalışıyor. Konu Boğa olduğunda, ‘değer’ kavramını da gözden geçirmemiz gerekir. Bence Uranüs’ün Boğa burcundaki temel isyanı, günümüz insanın maddeye biçtiği değer algısını değiştirmektir. Sımsıkı tutunduğumuz şeylerin bir anda nasıl elimizden gidebileceğine, veya hiçbir anlamı olmadığına bu günlerde şahit oluyoruz öyle değil mi? En değerli şeyin nefes almak olduğunu anladık mesela. Doğada bir yürüyüş yapabiliyor olmanın değerini anladık.

Yeniayın sabian sembolü ; ‘Gökkuşağının sonundaki altın dolu küp.’ Bu sembolizm, bize hedeflerimizin çok uzak olduğunu, hatta asla ulaşılamayacak olduğunu anlatıyor olabilir. Peki ya, hedeflerimiz konusunda fazla mükemmelliyetçi davranıyor veya esneyemiyor olabilir miyiz? Altın dolu küp, bizim o hiç ulaşamayacağımız mükemmel işi, mükemmel kazancı, mükemmel evi, mükemmel yaşamı anlatıyor olabilir mi? peki ya bakış açımızı, perspektifimizi değiştirsek. Örneğin, anda kalmaya çalışarak, Gökkuşağının renklerinin keyfini çıkarsak nasıl olur. Gökkuşağını burada, konumuz Boğa burcu olduğu için, bizim yeteneklerimiz ve sahip olduğumuz öz değerlerimiz olarak düşünürsek, işimizle ilgili kurduğumuz vizyonlara yeteneklerimizi ve değerlerimizi de eklesek nasıl olur. Gökyüzü Mart ayı başından beri, bizleri var olan fakat yeterince veya hiç kullanamayıp, atıl bıraktığımız yeteneklerimizi keşfe zorluyor. Bu sembolizm bana , altın küpü bulmanın yolunun yeteneklerimizi yaratıcı çaba ile uygulamamıza bağlı olduğumuzu anlatıyor.