28 Şubat – 6 Mart haftasına genel bakış

Merhaba

Balık burcu temalarını yoğun hissedeceğimiz bir haftanın içerisindeyiz. Ancak öncesinde pazartesi ve salı günleri, Ay’ın kova burcundaki ilerleyişi ve kova burcundaki Merkür’ün Uranüs’e kare açısı ile, hafta geneline göre biraz daha mantıklı olabileceğiz gibi görünüyor.

Gerçi, yeni fikirlere açık, ileri görüşlü ve rasyonel çalışan Merkür, Uranüs’ün etkisi ile zihinsel olarak heyecanlı , aceleci ve sabırsız olmamıza da sebep olabilir. Bu da sinirsel gerginlik yaratacaktır . Acele yargıya varmak, fikrinde sabit olmak, patavatsızlığa varacak ani sözler söylemek de olası. Bu arada , aklınıza şimşek hızıyla gelen fikirler aynı hızda gidebilir, not etmeyi unutmayın. Bugün ve yarın konuşmadan önce bir soluklanın. Yine de tüm bunlara rağmen fikirsel olarak ilerlemek için haftanın en iyi iki günü pazartesi ve salı.

Elbette Ay, Merkür ve Satürn Kova toplaşması , liberal, demokrat, hümanist , özgürlükçü, radikal bakış açısının vurgulandığını gösterirken , mevcut gündemi de düşünürsek , hepimizin ağzında barış, insaniyet ve özgürlük temalarının olması da normal.

Haftanın geri kalanında etkili balık burcunu anlamaya çalışalım biraz;

Balık burcu bilinçdışı ve kozmik evrensel akıl ile ilgilidir. Balık burcunun temel dürtüsü, maddenin katılığı prensibinden aşkınlaşmaktır, çünkü maddeye anlam verenin biliş, yani insan zihni olduğunun içsel olarak farkındadır. Balık burcunun oluş hali, kozmik akıl ile sürekli temasta ve teslimiyet halinde olmaktır. Bu yeteneği ise, duygusal olarak empatik olmasını ve sezgilerinin güçlü olmasını sağlar, sürekli ilham doludurlar. Başkalarının duygusunu adeta bir sünger gibi emerek kendi bünyesinde hissetmek çok kolay olmasa gerek, bir kontrol mekanizması olarak balık burcu duygulardan ustaca kaçmayı tercih eder. Bu ihtiyacı, gerçeklerle yüzleşme , sorumluluk alma ve cesaret konularında balık burcunu eksik kılabilir. çizim Nilanka Sampath

Bu kaçış hallerinde ise balık, herhangi bir sorun veya olumsuz bir duygusal durum ile karşılaştığında kendini feda etme, yok etme yoluna gidebilir . Bunu bazen kurban olarak , bazen de kurtarıcı rolü üstlenerek yapar. Her iki halde de , gerçek niyetini eylemleri ile desteklemekte zorlanır çünkü bulduğu çözümler , gerçeklikten uzak bir şekilde idealist ve ulaşılması uzak bir hayal gibi gözükebilir. Ve sonuç kendisi ve tüm taraflar için hayalkırıklığı olabilir.

Balığın teslimiyetçi yaklaşımı, sezgiselliği, kozmik sistem ile bağı biz gibi ruhsal akış ihtiyacında , peşinde olanlar için bulunmaz nimettir. Sanatçılar için ilham kaynağıdır, sıradışı fantastik bir yaratıcılık verir.

Bu hafta Balık burcundaki Jüpiter, Güneş, Neptün ve Ay haritada ön plana çıkıyor, özellikle de 2 Mart’taki yeniay enerjisinde. Hem kolektif hem de bireysel yaşamda önemli etkileri olacağını anlıyoruz. Olumsuz olarak , bilinçli irade kullanımında da, bilinçaltında da büyük yanılsamalar, yapamayacağı işler altına girme, hayal kurmak ile hayalperestlik arasında gidip gelme, ayakları yere basmayan kibir ile irade kullanımı verebilir. Merkür’ün Satürn ile kavuşumda olduğunu da düşünürsek, bu ara her duyduğunuza , okuduğunuza inanmayın. Medya baskı altında ve gerçeği olduğu gibi aktaramıyor olabilir global olarak. Bir yandan kova burcu ile özgürlük , liberalizm , hümanizm çığlıkları atılırken, bu kadar balık yoğunluğunda, Satürn ile baskılanan yayınlar içinde gerçeği görmek zorlaşabilir.

Olumlu tarafına baktığımızda ise, ilahi sevgiyi, teslimiyeti ve akış halinde olmayı içselleştirme hali, ilahi aşk hali olabilir. Yaşanılan deneyimlerden elde edilen tüm bilgiler bakmayı bilirsek bizi hakikate götürür. Aradığımız şey bu yolda biraz ilham ise bu hafta çok uygun. Sezgilerinize güvenin, 5 duyuyu sezgi ile birleştirerek sentezlemeden karar vermeyin hiç bir konuda. Zorlu deneyimler bu ara hep konuştuğumuz gibi, Mars/Venüs/Pluto kavuşumundan geliyor. Kadın erkek ilişkileri, para konuları, keyifler, değerler ve yetenekler konuları büyük dönüşüm enerjisinde hala. Bu konularda en derin, karanlıklarda kalmış korkularımız tetikleniyor sürekli. İlerlemek için, tüm korkularımızı fark ederek salıvermeliyiz. Bu anlamda varacağımız küçücük farkındalıkların kolektifin enerjisine çok büyük katkı sağlayacağını düşüyorum. Değersizlik, yetersizlik, anlaşamamak, iç çatışmalar, savunmasızlık, güvensizlik, cezalandırılma ilk aklıma gelenler.

Bu konularda yaşanacak dönüşüm, ay düğümlerine olumlu etki yapıyor; Kendi değerini bilmek, maddi manevi her türlü varlığına sahip çıkmak, bunları korumak ve belli bir hedef için faydaya sunmak,doğaya sahip çıkmak gibi konular da gündemimizde.

Geçen hafta en yüksek seviyesini yaşadığımız 2 enerjisi, hayatımızda var olan tüm dengesizlikleri dengelememiz, çatışmaları uyumlamamız gereğine işaret ediyor; tıpkı Mars/Venüs kavuşumu gibi. Bu dengelemeyi gün içinde yaşadığınız minik olaylarda yapmaya çalışın , bu küçük olaylarda farkındalıklar yakalamaya çalışın. Her zaman anda kalın, anda hissedin, anda içinizi dengeleyin.

Son olarak, tüm bu astrolojik etkilerin herkesin haritasını eşit şiddetle etkilemeyeceğini , herkesin harita dengelerinin ve farkındalık durumlarının farklı olduğunu hatırlatmak isterim. Bu yazdıklarım, içinde bulunduğumuz dönemin genel temalarıdır.

Sevgi, sağlık ve farkındalıkla kalın, sonraki yazılarda görüşmek üzere.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: